Her yaban çiçeğinin bir vakti vardır.
Şarkılarını söyler,
rüzgârla giderler.
Bu sayfada tanışacağın çiçekler;
ne saksıda büyür,
ne parkta görünür.
Onlar bir rüyanın kıyısında açar:
Kimi sabah sisiyle belirir,
kimi yürünmemiş yollarda süzülür.
Bakarken yalnız çiçeği değil,
geçmişi, gölgeleri
ve kendi içindeki gezgini de göreceksin.
Every wildflower has its own time.
It sings its song,
then leaves with the wind.
The flowers you’ll meet on this page
don’t grow in pots,
and don’t appear in parks.
They bloom along the edge of a dream:
some appear with the morning mist,
others glide through untrodden paths.
And when you look,
you may see more than a flower;
a shadow, a memory,
and the wanderer within.
Bir çiçek geçti,
adı rüzgârda kaldı.
Bilen olmadı,
ama gören unutmadı.
A flower passed.
Its name stayed in the wind.
None could name it ;
but those who saw
never forgot.
Gözlerden uzak bir yerde açtı,
ne söz verdi, ne de neden açıkladı.
Ne biri geldi, ne biri bildi;
ve yine de açtı,
sessizce, kendisi gibi.
It bloomed far from any eye,
no promise made, no reason why.
No one came, no one knew;
and still, it bloomed,
quietly true.
Güneş alçaldı,
gelinciklerin taç yapraklarına dokundu.
Parladı… Parladı…
Ve
tarla,
bir anlığına
kırmızı bir deniz oldu.
The sun sank low,
touching the poppies’ petals.
It shimmered... Shimmered...
And then
for a moment,
the field
became a sea of red.
Malcolmia flexuosa
Kayalıklarda açtılar,
rüzgârla boylandılar,
denizin tuzlu nemiyle serpildiler.
Ne yollar vardı oraya çıkan,
ne tabelalar.
Sadece rüzgâr bilir orayı.
Ve bir ben..
Şimdi de sen.
Malcolmia flexuosa
They bloomed on rocky cliffs,
rose with the wind,
and drank the sea’s salt mist.
No paths led there,
no signs pointed.
A wild flower blooming,
where only the wind remembers.
Once it was just me..
Now, it’s you too.
Telif Hakkı © 2025 Meadow Wanderer - Tüm Hakları Saklıdır./ All rights reserved