
Meşgul eller, sakin zihinler, mutlu kalpler...
Masamda bekler her zaman,
binbir iş, binbir çeşit hikâye.
Her biri birer düş, gizli bir sır,
her biri bir macera.
Kimi suskun ama ısrarcı,
“Günü bitir” diye fısıldar.
Kimi sabırsız, telaşlı,
dolandırır insanın elini ayağını.
Kimi de bir türlü çözülmez,
bir o kadar inatçı.
Bir köşede
uçları boyaya bulanmış,
çoktan kurumuş fırçalar.
Diğer köşede
kâğıt yığınları arasında uyuklayan çizimler.
Ve daktiloda yazılmış
tuhaf tuhaf güzellemeler.
Peki ya defterler?
Açmasak belki daha iyi. :)
Labirent gibi satırlar,
aceleyle düşülmüş, okunmaz notlar,
olgunlaşmayı bekleyen
çeşit çeşit tasarılar.
Uzayıp giden,
bir türlü tamamlanmayan hikâyeler.
Ve bak,
yine uzun, yine yarım.
Ama neyse ki ben buna alışkınım. :))
Zamanı geldiğinde biter mi peki bu işler?
Biter canım, biter!
Derken sessizlikte
duyulur bir çıtırtı.
Kurumuş çiçekler uyanır,
oluşturur masamda bir çayır portresi.
Ve diler bir gün
duvarları süslemeyi,
kim bilir belki de seninkini.
Mürekkep ise
çoktan kendi yolunu seçmiş;
usulca dökülür kağıda
hikâyeler, şiirler,
türlü türlü hayaller.
El yapımı kağıtların arasında bekler.
Bazen de Atölye’de
sessizlik örer desenini
ve yalnızca bekler,
sabahın gelişini.
Burada eller meşgulken
zaman başka bir boyuttur.
Gerçekten. :))
Bazen kıvrılıp bükülür,
uzar da uzar,
bazense ansızın çözülür,
hemen geçip gider.
Ama sonunda
her şey alır yerini
tam da olması gerektiği gibi.
İşte bu yüzden
atölyemde kural yoktur.
Her şey oyuna dönüşür.
Renkler ve iksirler,
boyalar ve çiçekler,
mürekkep, fotoğraflar,
dijital izler, çizgiler, şiirler.
Hepsi karma sanatlar diyarında buluşur,
sonsuzluğu diler
ve düşlerin içinde
karışır gider. 🌙✨
Atölyede adım adım öğrenilen bir zanaat

Atölyede zaman zaman küçük sabun partileri hazırlarız.
Doğal ve bitkisel içeriklerle, yavaş ve dikkatli bir süreçte.
Her kalıp biraz farklıdır.
Kimi yüz için nazik bir sabun olur, kimi mutfakta çalışan sade bir kalıp.
Sabun yapımında acele edilmez.
Sabun, kendi zamanında olgunlaşır.

Sabun yapımında kullanılan yöntemlerden biri soğuk yöntemdir.
Bu yöntemde bitkisel yağlar ve kostik çözeltisi belirli sıcaklıklarda bir araya getirilir.
Karışım koyulaşmaya başladığında kalıplara dökülür.
Bir süre sonra sabun kesilir ve birkaç hafta boyunca kuruması için bekletilir.
Atölyede hazırladığımız sabunlar da bu yönteme benzer bir süreçten geçer.
Küçük not: Sabun, kullanımlar arasında kuru bir yerde bırakıldığında daha uzun süre dayanır.

Sabunlarda kullanılan zeytinyağı
İzmir Dikili’de bulunan zeytinliğimizden gelir.
Siyah İnci adını verdiğimiz bu küçük zeytinlikte
zeytinleri ailece yetiştiririz.
Buradan elde ettiğimiz ekstra natürel sızma zeytinyağı
(ortalama %0,5 asit oranı) sabun tariflerinde temel yağı oluşturur.
Zeytinyağı sabuna yumuşaklık ve bakım kazandırır.
Bu yüzden yüzyıllardır Akdeniz sabun geleneğinin en temel yağlarından biridir.

Sabun tariflerinde zeytinyağının yanında başka bitkisel yağlar da yer alır.
Hindistan cevizi yağı,
shea yağı,
kakao yağı
ve hint yağı bunlardan bazılarıdır.
Bazı sabunlarda doğal killer, spirulina gibi mineraller
ve bitkisel katkılar da kullanılır.
Koku için ise genellikle uçucu yağlar tercih edilir.
Lavanta, bergamot, paçuli ya da sedir gibi kokular
sabuna kendine özgü bir karakter verir.

Soğuk işlem sabunu, sabun yapımında kullanılan yağların ve kostik (sodyum hidroksit) çözeltisinin ısıl işlem görmeden birleştirilmesiyle yapılır.
Karışım kendi kimyasal reaksiyonuyla (sabunlaşma/saponifikasyon) yavaş yavaş sabuna dönüşür.
Merak edenler için
sabun yapımının temel adımlarını aşağıda da anlatıyoruz.
Belki bir gün siz de kendi sabununuzu yapmayı denersiniz.

Kısacası: Soğuk işlem sabun, cilde nazik, doğaya saygılı ve el yapımı doğal sabunların en saf halidir.







Çiçekleri saklamanın eski bir yolu.

Yavaş günler ve meşgul eller için
el yapımı bir çiçek presi.
Sevdiğin çiçekleri saklamak için gereken her şey
bu el yapımı pres kitinde.
Bazen bir yürüyüşte toplanan bir papatya,
bazen unutulmayan bir günün hatırası.
Yavaş günler, sessiz uğraşlar ve dalgın bakışlar için hazırlandı.
Eller meşgulken zihin kendi yolunu bulur;
çiçekler sabırla, sessizce bir masala dönüşür.

Taze ve nemsiz bir çiçek seçin.
Yapraklarını ve sapını temizleyin.
Çiçekleri karton ve kurutma kâğıtları arasına yerleştirin.
Vidalı ya da bağlı sistemle baskıyı uygulayın.
Kuru ve gölgeli bir yerde 3–14 gün bekletin.

Kuruyan çiçekler
kolajlarda, el işi projelerinde
ya da küçük bir herbaryumda kullanılmaya hazırdır.

İnce ve hassas çiçekler,
kalın ve nemli yapılı olanlardan çok daha kolay ve güzel preslenir.



















Yazıya dönüşen eski bir zanaat.

Kadim reçetelerden ilhamla hazırlanır.
Sabırla koyulaşır ve sayfalarda kalıcı izler bırakır.
Grimoire sayfalarında ve gizli notlarda yerini bulur.

Her şişe, bitkisel boyama ve yazım geleneklerinden ilham alan küçük bir iksir gibi.
Bu fikir biraz da Jane Austen’dan esinleniyor.
Rivayete göre mürekkebini onun için bir arkadaşı hazırlarmış.
Şimdi bizde de var. Üstelik sınırlı sayıda.
İsterseniz bizden alabilirsiniz; edebi başarıyı garanti edemeyiz ama keyifli bir deneyim olacağı kesin :)
Ya da dilerseniz kendi mürekkebinizi kendiniz yapın diye tarifini de ekledik.

Bahçemizden ve çevreden topladığımız meşe mazılarını
“slow brew”, yani yavaş demleme yöntemiyle biralı bir çözelti içinde 8-10 hafta bekletiyoruz.
Arada karıştırıyoruz.
İlk günlerde kokusu biraz tuhaf, kabul edelim :)
Ama bu da iksirin oluşumunun bir parçası.
Zamanla mazılar özlerini suya bırakır.
Koyu bir dem oluşur.
Solüsyonu süzüp
demir sülfat ekleyerek mazı özünü mürekkebe dönüştürüyoruz.
Biraz akasya gamı ve birkaç damla karanfil yağı
mürekkebi stabilize eder
ve uzun ömürlü hale getirir.

Üretimin her aşamasında doğal ve sürdürülebilir malzemeler seçmeye çalıştık.
Elimizde olanları mümkün olduğunca yeniden kullandık.
Ortaya ne çıktı?
El yazısını sevenlere, defter tutanlara
ve yavaş, doğal üretimden keyif alanlara
küçük bir şişe dolusu hikâye.
Şişeden çıkan söz: Renk ne kadar koyuysa, hikâye o kadar güçlü olur.
Sonbaharla birlikte atölyede tempo düşer.
Eller daha az şey yapar, göz daha çok şey görür.
Beklemek, üretimin bir parçası hâline gelir.
Malzemeler daha belirgin konuşur, yapılan iş sadeleşir.
Bu mevsimde atölye, bitirmekten çok dikkat etmeye alan açar.

Atölyede kullanılan yağlar, killer ve kömür, kendi görevlerini sessizce üstlenir.
Zeytinyağı dokuyu yumuşatır, hindistan cevizi arındırır.
Shea ve kakao, sabuna ağırbaşlı bir sıcaklık kazandırır.
Her malzeme, ortaya çıkan sabunun karakterini belirler.

İki sabun şekillendi.
Yüz için küçük bir Black Magick,
mutfak için sade bir katı sabun.
Atölye yavaş ritmini korudu.
Isı, döküm, kürlenme,
her biri acele etmeden yerini buldu.
Her aşama,
kendi sessiz düzeni içinde ilerledi.

Trace’in ansızın beliren çizgisi,
taze dökülmüş sabunun yüzeyindeki ilk matlık,
kürlendikçe oturan doku…
Atölyede zaman, bu küçük işaretlerle anlaşılır.
Her biri, sürecin olması gerektiği gibi aktığını
sessizce haber verir.
Dokunmadan bakmak,
beklerken fark etmek,
sabunun kendini toplamasına izin vermek.

Zeytinyağı + shea + kakao + hint yağı • %5 süperfat • arındırıcı kömür formülü
Teknik Süreç Notları:
• Yağlar:
Zeytinyağı, shea ve kakao yağları düşük ısıda eritilir, hint yağı ile birlikte 35–45°C aralığında tutulur.
• Kostik çözeltisi:
Kostik daima suya eklenir.
Isındıktan sonra 35–45°C seviyesine düşmesi beklenir.
• Birleştirme:
Yağlar ve kostik çözeltisi aynı sıcaklıktayken birleştirilir.
Çubuk blender kısa aralıklarla kullanılır.
• Kömür ve kil ekleme:
Karışım hafif ize ulaşınca aktif kömür eklenir.
Spatula ile karıştırmak daha iyi kontrol sağlar.
• Uçucu yağ ekleme:
Hafif–orta iz arasında eklenir.
Trace’i hızlandırabileceğinden blender kullanılmaz.
• Kalıba alma:
Hafif izde dökülür.
Yüzeye küllemeyi önlemek için %99 alkol sıkılır.
• Kürlenme:
24–48 saatte kalıptan çıkar.
Tam kürlenme süresi 4–6 hafta.

%100 hindistan cevizi yağı • %0 süperfat • güçlü temizlik formülü
Teknik Süreç Notları:
• Yağ aşaması:
Hindistan cevizi yağı tamamen eritilir
• Kostik çözeltisi:
Kostik suya eklenir, çözelti ısındıktan sonra 35–45°C seviyesine düşürülür.
• Birleştirme:
Yağ ve kostik çözeltisi aynı ısıdayken birleştirilir.
Hindistan cevizi oranı yüksek olduğu için çok hızlı trace beklenmelidir.
• Trace kontrolü:
Karışım hızla koyulaşabilir.
Blender minimum kullanılır, gerekirse spatula tercih edilir.
• Koku / renk ekleme:
Hafif izde eklenmelidir.
(Ama genelde bulaşık sabunları kokusuz yapılır.)
• Kalıba alma:
Hızlı hareket gerekir.
Yüzeye külleme önleyici %99 alkol sıkılır.
• Kürlenme:
6–12 saatte sertleşir.
Tam kür için 2–4 hafta.
Soğuk işlem sabun yapımında kostik ile çalışıldığı için eldiven, gözlük ve iyi havalandırma temel gerekliliklerdir.
Yağlar ve kostik çözeltisi benzer sıcaklıkta tutulmalı, karıştırma işlemleri kontrollü yapılmalıdır.
Kalıba alındıktan sonra yüzeye %99 izopropil alkol (IPA) sıkmak küllemeyi önlemeye yardımcı olur.
Sabunlar tamamen kürlenmeden kullanılmamalıdır.
Bu sayfada paylaşılan tarifler ve süreçler kişisel atölye deneyimlerine dayanır.
Kostik ile çalışmak risk içerir; tarifleri uygulayan herkes kendi güvenliğinden ve ortaya çıkan sonuçlardan sorumludur.
Kışla birlikte atölye daha da sessizleşir.
Eller yavaşlar, gözler daha derine bakar. Sessizlik üretimin bir parçası olur.
Malzemeler fısıldar, yapılan iş durulur.
Bu mevsimde atölye, bitirmekten çok dinlemeye alan açar.





(Görürseniz, gerçekten şanslısınız demektir..) ✨
Meadow Wanderer
Dikili, İzmir, Türkiye
© 2023–2026 Meadow Wanderer
ALL TEXTS AND ARTWORK ARE PROTECTED. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
TR
Burada size daha iyi bir deneyim sunabilmek için yalnızca temel çerezleri kullanıyoruz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikamıza göz atabilirsiniz.
EN
We only use essential cookies to make your experience here smoother. For more details, you can check our Cookie Policy.